Gökler

Gökler

Denizi sevmiyorum. Sevmiyorum işte. Sadece belki sevmek için bir neden arıyorumdur, ya da sadece sevdirecek birini ..
Bana gökler verin. Uçsuz bucaksız göklerimi.. Hep sonsuza uzanan ve asla ucu bucağı olmayan, sana göre ruh hali değişen göklerimi..

Ben istersem gökler mavi olur, ben istersem siyah, ben istersem kan kızıla boyanır, ben istersem ağlar bazen; sebebi kimi zaman sevinçtir ağlamasının, kimi zaman ise hüzün, ben istersem sakladığı altın tacını gösterir ve sen ona “güneş” dersin, bazen de ben istersem yıldızlarla donanır..
Ama ne olursa olsun, ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, bütün ümitlerini de çalsalar, fikirlerini ve hatta seni senden dahi çalsalar; Gökleri asla çalamazlar senden.
Belki denizleri bu yüzden sevmiyorumdur. Çünkü denizi senden çalabilirler, uzaklara götürürler seni denizden, bozkırlara ya da ormanlara ama gökler öyle mi?
Hayallerini bile senden çalabilirler, onları yıkabilirler, söndürebilirler. Alakasız yerlerden alakasız işlerle hiçbir hayalin için ümit dahi bırakmazlar..
Gökyüzü öyle değil; seni kucaklar, sahiplenir, kucak açıp en ihtiyaç duyduğun anda yardımına koşar. Ve hepsinden önemlisi; gökler seni asla yalnız bırakmaz, ne zaman ihtiyacın olsa, o hep ama hep oradadır. Senin ona bakıp bir tebessüm etmeni bekler. Aslında tebessüme de lüzum yoktur, gökler sadece onu bakmanı ister, bakıp derinlerine dalmanı ve sonsuz girdaplarında kaybolmanı..
Belki gecelerine aşık olursun, belki o kan kızılında her şeyi unutursun, belki sessizliğinde kaybolursun..
Gökler hep oradadır, bir kaşını kaldır ve seyret, sadece seyret..


Bir cevap yazın

İsim ve mail zorunlu değildir.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.