Erdoğan “İslam’ın Güncellenmesi Gerekiyor” Dedi

erdogan-islamin-guncellenmesi-gerekiyor-dedi

Erdoğan dün(08.03.2018) “kadınlar günü” münasebetiyle düzenlenmiş bir programda konuşma yaptı. Konuşmasında geçen cümlelerden biri “İslam’ın güncellenmesi gerekiyor” oldu.

Evet. Konuşma bundan ibaret değil. Başı var sonu var, “ne kast etti, ne demek istedi, ne amaçla söyledi?” hepsi sorulması gereken sorular. Hepsini sormak ve becerebildiğim kadar cevaplamak istiyorum.

Erdoğan’ın Açıklaması

Konu karışmasın diye Erdoğan’ın açıklamalarını yazılı ve video olarak ekliyorum. Yazı burada, video bunun aşağısındadır;
“Son günlerde bakıyorsunuz din adamı olarak ortaya çıkıp da ne yazık ki kadınla ilgili çok farklı açıklamalarda bulunup, dinimizde kesinlikle yeri olmayan bazı kendine göre içtihatta bulunan kişiler çıkıyor ortaya. Anlamak mümkün değil. Yani bunlar ya bu asırda yaşamıyorlar, çok farklı bir dünyada zamanda yaşıyorlar. Çünkü İslam’ın güncellenmesinin gerektiğini bilmeyecek kadar da aciz bunlar. Siz İslam’ı 14-15 asır öncesi hükümleriyle kalkıp da bugün uygulayamazsınız. Böyle bir şey yok.”

Kısa ve Uzun versiyonlarını ayrı ayrı koyacağım. Çünkü ikisini izleyince aslında neler kastettiğine dair daha net bilgiler ediniyoruz. Toplum kısa video üstünden Erdoğan’a yükleniyor, ama uzun versiyonunda Erdoğan kendini savunuyor. Savunduğu kısımdaki argümanlardan da bahsedeceğim ama toplum algısının kısa video üstünden oluşturulmasına tepkili olduğum için farkı göstermek istiyorum.

Asıl konunun değinildiği kısa versiyonu:

Uzun versiyonu da aşağıdadır. Asıl konuya geldiği yer 2:23’den sonra:

Asıl konuya değindikten hemen sonra “Şimdi beni bazı hocaefendiler tefe koyup çalacak” diyerek aslında ne demek istediğinin gayet bilincinde olduğunu belirtiyor. Yani öyle alalade söylenmiş sözler değil bunlar.

Erdoğan Ne Üzerine Bunları Söyledi?

Erdoğan’ın söylediği sözler Nurettin Yıldız’ın 2012 yılında yaptığı bir sohbetten kesilmiş bir bölümle alakalı.

Bu sohbetinde kısa ve uzun versiyonlarını ayrı koymak istiyorum. Çünkü kısa versiyonunda bahsettiği meselelerle uzun versiyondaki açıklaması arasında dağlar kadar fark var.

Kısa versiyonu:

Tüm konuyu açıkladığı uzun versiyonu

 

İnsanlar kısa versiyonu üzerinde hocaya yükleniyorlar ama uzun versiyonunu dinlemek akıllara gelmiyor. Uzun bir videodan konu bütünlüğü bozulacak şekilde cımbızlama yapmak her zaman art niyetlilerin işidir. Temiz niyet taşıyan hiç kimse bunu yapmaz. Erdoğan için de bu geçerli, diğer tüm önde gelenler için de.

Bu video konusunu açıkladıktan sonra konumuza dönelim.

Hoca videoda kadını dövebilirsiniz diyor ve gerekli şartları, nasıl olması gerektiğini açıklıyor. Bunların dışına çıkılması yasaktır diyor. Nisa Suresi 34. Ayet’te geçen “..kadınları dövün…” kısmını bir nevi açıklıyor. Ben hükmü tartışıp açıklamayacağım. Zaten bu seviyede ilim sahibi değilim. Bu hükmün tam açıklamasını merak edenler mevzu bahis sohbetin 1 saatlik tam versiyonunu dinleyebilirler. Linki: https://youtu.be/FJer3Gs7QJs

Erdoğan’a

Benim Nurettin Yıldız’ı açıklama ve savunma gibi bir derdim yok. Ben Nurettin Yıldız’ı değil ilmi, İslam’ı savunurum. Nurettin Yıldız ilim sahibiyse dolaylı yoldan onu da savunmuş olurum. Kendisini ilim sahibi, itidalli ve günümüz sorunlarına çözüm üreten biri olduğu için sevip dinlerim. Hoca 8 yaşında hafız olmuş, Buhari ezberlemiş, Mekke’de fıkıh okumuş, aklınıza gelebilecek döneminin neredeyse bütün ehli sünnet büyüklerinden dersler almış birisi. Kısacası ilim sahibi ve ömrünü bu işe adamış.

Erdoğan ise lise çağlarından beri siyasetten başka bir şey yapmamış birisi. Teşkilat, siyaset, seçim, propaganda. Tüm ömrü bunlarla geçmiş. Elbette belirli seviyede ilimi var. Ama asla bir alim seviyesinde ilim sahibi değil İslam hakkında. Asla.

Diyebilirsiniz ki; “Erdoğan o kadar ilim bilmiyor ama o kadar ilim bilen herkesten daha çok İslam’a hizmet etti.”

Evet. İslam’a hizmetleri var. Ama tüm dünyaya İslam’ı hakim kılsa da, “İslam’ın güncellenmesi gerekiyor” deme hakkında sahip olamaz. Peygamberler dahi bu hakka sahip değil. Peygamberler de onlara ne geldiyse onu anlattılar. Fazlasını eksiğini değil. İslam’ın sahibi olan Allah, sen değilsin ki sen güncelleyesin.

Burada şu soruyu ben soracağım;

Erdoğan dışında bu ülkede 1 tane Allah’ın kulu çıkıp aynı cümleleri birebir televizyonda söyleseydi ne olurdu? Baştan ayağa bütün ülke o adamı tekfir etmek için sıraya girerdi. Hele Kılıçdaroğlu ya da hdp’li biri söylese. Aman Allah’ım, ilk Erdoğan üstüne atlar,  başlardı bunu söyleyene saydırmaya.

Erdoğan’ın ve Yandaşlarının Savunmaları

Çok ağızdan çok ses çıktı. “Erdoğan sizin anladığınız gibi kastetmedi, aslında söylemek istediği şuydu, sözleri cımbızlandı…”
Erdoğan’ın sözleri cımbızlanarak kullanılıyor evet. Ama cımbızlanmadan da gayet vahim sözler. Eğer siz bir hocanın sözlerine cımbızlayıp saldırırsanız, sizin sözlerinizi de cımbızlayıp size saldırırlar.
Tabii ki bu savunma değil. Başta dediğim gibi, kimsenin bir konuşması konu bütünlüğü bozulacak şekilde cımbızlanmamalı. Yoksa art niyet vardır.

Başta yandaşların “Erdoğan onu kastetmedi” savunmasıyla başlayalım.
Erdoğan’ın Konuşmasından biz(ben) ne anladık: “İslam’ı kendimize uydurup bazı hükümleri değiştirelim.”
Yandaşların anlattığına göre Erdoğan ne dedi:“İslam’ın günümüz şartlarına göre tekrar yorumlanması gerekiyor.”

Peki Erdoğan’ın kastettiği hüküm nedir?:

Nisa Suresi 34. Ayet Diyanet meali şöyle:
“Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.”

Bu ayetin kısa tefsirini yukarıdaki uzun Nurettin Yıldız videosunda bulabilirsiniz.

Şimdi bu ayette açıkça, gerektiğinde, şartlarıyla beraber “..kadınları dövün..” diyor. Bu ayetin hangi kısmını güncellemek istiyor Erdoğan? Bu ayetin “..kadınları dövün..” kısmı hiç bir yoruma mahal bırakmadan açık izin veriyor. Bu iznin şartları var, ön koşulları var, yapılış şeklinin sınırlamaları var. Bunların hepsi mevzu bahis sohbette anlatılan konular.

Kadınların dövülmesinin yasaklanması, tekrar yorumlanması demek, bu ayetin hükmünün kalkması demektir. Yani Erdoğan’ın “15 asır önceki hüküm” derken kastı kadınların dövülmesi ruhsatı ise bu ruhsatı bizzat Kuran veriyor. Yani Allah. Peygamber ağzından değil, Allah direk Kuran’ına yazmış bu hükmü. Şimdi bu hükmü nasıl kaldıracaksın? Bu hükmü kaldırmanın tek bir yolu var; bu ayeti Kuran’dan silmek. Erdoğan’ın güncellemekten kastı bu ise biz hiç yanlış anlamamışız Erdoğan’ı.

Erdoğan’ın bu hükümlere tarihsel dediği kısımlara da dikkat çekiyorum. Nurettin hoca videosunda bu olaya da 2012 yılında cevap verdiği için ben ayrıca cevap vermiyorum. Kuran’daki hükümleri birisi sevmedi diye atmaya başlayacaksak Hristiyanlıktan farkımız kalmaz zaten.

Erdoğan “reklamın iyisi kötüsü olmaz” diyerek söylenmiş sözler olduğunu söylemiş.
Nurettin Yıldız bu sohbeti 2012 yılında yapmış. Haftalık olarak yaptığı derslerden bir ders. Bu video daha yeni kesilip biçilip piyasaya sürüldü. Hem de din düşmanları tarafından İslam’a saldırma amacıyla yapıldı. Nurettin hoca eğer bu sözleri ön plana çıkaracak olsaydı 2012’de yapardı. Üstünden yıllar geçtikten sonra din düşmanları eliyle piyasaya sürülmüş bir montajı reklam amaçlı yapıldı demek mantıklı olmuyor.

Erdoğan “Kuran’ı, Sünnet’i, icmayı, kıyası bilmeyenlere istisnai durumları açıklamanın zor olduğunu” söylüyor. Nurettin hoca istisnai bir durumu açıklıyor doğru. Ama Kuran’daki açık bir istisna bu. Her gün Kuran açılıyor ve Nisa suresi 34. Ayet okunuyor. Kuran okununca bu hüküm görülüyor. Her gün milyonlarca müslümanın karşısına çıkan bir hükmün açıklanması dipte köşede kalmış meseleleri açıklamak gibi değildir. Bu kapsamda değerlendirilemez.
Erdoğan devamında da söylüyor. “Kuran’a ters değilse mesele bitmiştir.” diyor. Doğru. Ama bizzat az önce kendisi Kuran’a ait bir hükmü “güncellemeliyiz” diye açıklama yapıyor nasıl olacak?

Yakında troller çıkıp ahkam kesmeye başlarErdoğan kadınların dövülmesi hükmüne karşı çıkmıyor. Bugün her önüne gelenin bu ayete dayanarak kadın dövülebilir demesine karşı çıkıyor.” diye. E tamam da bu zaten Kuran’da da Sünnet’te de yasak. O zaman niye “İslam’ın güncellenmesi gerekiyor” diyor. İslam’da zaten istediğin gibi dövmek yasak. İslam’daki gibi dövme şartlarına uyan kadınlar ülkedeki 40 milyon kadından belki 10 belki 20 tanesidir. Bunlar da dövüldükten sonra hiç bir zarar görmezler. Eğer İslam tam uygulansa yani.
E o zaman bizim İslam’a uymamız gerekiyor. “İslam’ın güncellenmesi gerekiyor.” yanlış bir cümle oluyor. Doğrusu “İslam’a uymalıyız” olmalıdır.

Arkadaşlar Erdoğan’ın açıklamaları neresinden tutsak elimizde kalıyor.

Ben sormak istiyorum. “İslam’ı nasıl güncelleyelim peki?”

  • Faizli kredileri teşvik ederek mi?
  • Kadınları cinsellik objesi haline getirip yamyamların önüne sunan kapitalizmi ülkenin temel dinamiği yaparak mı?
  • İslam’ın onurunu ayak altına almaya çalışan ve kendine din adamı diyen şarlatanlara her gün televizyonlarda yer vererek mi?
  • Erdoğan’ın konuşmasında bahsettiği, “sünneti tartışanlar” diye laf çarptığı sünnet inkarcılarına devlet televizyonlarında sürekli programlara çıkararak mı?
  • Televizyonlarda fuhşu, ahlaksızlığı teşvik eden programlara destek vererek mi?
  • Ecdadımızı, tarihimizi, İslam’ı kötüleyen filmleri her gün televizyonlarda oynatarak mı?

Ecdadımızı öven diziler yapıyor devlet televizyonu. Ama insanlar zaplayıp bir sonraki kanala geçtiğinde fuhşiyatı ve hayvanlığı teşvik eden dizileri rahatça izleyebiliyor. Bu mu yani olması gereken? Bu mu İslam’ın güncellenmiş hali?

Ülkede güncellenecek milyon tane mesele varken güncellenmesi mümkün olmayan İslam’ın güncellenmesi için çağrı yapmak hangi akılla ve mantıkla mümkün oluyor?

Bakın; benim derdim Nurettin Yıldız’ı savunmak değil. Eğer Nurettin Yıldız’ın şahsını savunacak olsaydım bu şekilde bir yazıyı asansör fetvasına ilk saldırdıklarında, ya da 2 sene önce sağlık bakanı Nurettin Yıldız için “Tükürükle boğmak lazım onu” dediği zaman yazardım. Ama yazmadım.
Çünkü ben ilmi, İslam’ı savunmaya çalışıyorum. Ben ilim sahibi olmadığıma göre bunu ancak ilim sahiplerini savunarak yapabilirim. Onlara ilmi açıdan saldırdıklarında yapabilirim. Elimden bu gelir. Şimdi de bunu yapıyorum. Vesselam.


Bir cevap yazın

İsim ve mail zorunlu değildir.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.