pkk Tarihi – 2, Apo’nun Yakalanışı ve Sonrası

pkk tarihi 2

pkk tarihini kuruluş aşamalarını anlattığım bir önceki yazımın ardından devam niteliğinde pkk’nın tarihini anlatmaya devam edeceğim

Şimdi en son kaldığımız yerden devam edelim

Apo’nun Suriye’den kaçışı

1998 yılına kadar Suriye’de örgütlenme ve büyüme faaliyetlerini yoğun şekilde devam ettiren Öcalan bu tarihten sonra Suriye’den çıktı veya çıkmak zorunda kaldı. Aslında doğrusunu tam olarak biz de bilemiyoruz. O tarihe kadar orada durmuş da o tarihte sonra Türkiye’nin zorlamasıyla mı ayrılmış yani? Pek inandırıcı gelmiyor. Ancak öyle veya böyle Öcalan çeşitli sebepler gösterilerek Suriye’den ayrıldı. Suriye’den Kenya’daki Yunanistan büyükelçiliğine sığındı. Kenya’da Yunanistan büyükelçiliğinde bir süre kaldı. Daha sonra sonra ise Büyükelçiğinden yine bilinmeyen bir sebeple çıkarıldı ve Türkiye’ye haber verilmesinin ardından Kenya güvenlik güçleri ve Türkiye Bordo Berelileri tarafından ortak düzenlenen operasyonla tutuklanarak Türkiye’ye getirildi. Türkiye’ye getirildiği tarih 16 Şubat 1999 idi.

“Bilinmeyen Bir Sebep?”

Benim ısrarla “Bilinmeyen bir sebepten ötürü” diye vurgulamamın temel sebebi ise 1999’da Öcalan pkk teör örgütünün lideri olarak teslim edildiğinde dönemin başbakanı Bülent Ecevit’in yaptığı açıklamadır: “Bize niye Apo’yu verdiler onu hala ben de bilemiyorum.”(Bakınız: ABD Apo’yu niye verdi, meçhul)

Şimdi Bülent Ecevit zaten başarılı biri değildi, bilemeyebilir o gibisinden bahaneler üretebiliriz. Ancak netice itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı idi. Bu mevkide duran birisinin Türkiye’nin kaderini değiştirebilecek bir olayın sebebini bilemiyorum diyerek açıklaması akıl alır gibi değil. Bunu şahsi olarak Ecevit’i suçlamak adına söylemiyorum. O dönemde Türkiye’nin bir nevi acizliğini ve bilgi yönünden ne kadar yetersiz olduğunu gösteren sözler bunlar aslında. Bugün bile hala netlik kazanmamış bu sebep pkk eylemlerini 1999 yılında teslim edildikten hemen sonra duraklatmaya yetti.

Apo’nun asılmayışı ve pkk eylemleri

Apo o dönemde asılmadı. Aslında idam cezasının varolduğu o dönemde neden asılmadığı hala o “bilinmeyen” sebepten ötürü olmalı. Çünkü o dönemde asılması için bütün şartlar olgunlaşmasına rağmen olmadı. Şimdi asılsın asılsın diye yapılan ısrarlar siyasi polemikten öteye geçemez. İdam cezası kalktı. İdam cezası gelene kadar da asılması mümkün değil.
pkk eylemleri durakladıktan sonra 2003 yılının ortalarında yeniden canlanmaya başladı. 2008 yılına kadar yükselerek devam etti. Burada yükselişten kastım pkk terör örgütü daha çok şehit vermemize sebep oldu, daha çok can yaktı.
2007 yılında artık devlet kapsamlı olarak terörle mücadele operasyonları başlattı. Bu operasyonlar zirveyi 2008’de Güneş Harekatı isimli operasyonla Komandolarımız ve Bordo Berelilerimiz Irak’ın içlerine kadar girdi. Kandil sınırına geldiğinde ise kamuoyunun yoğun şekilde Kandil’e girin baskısına rağmen yine “bilinmeyen” sebepten ötürü operasyon 29 Şubat 2008’de sonlandırıldı. Bu geniş kapsamlı operasyonların ardından artık pkknın silahlı gücünün beli bükülmüştü ve eylemleri ciddi düzeyde azalmıştı. İşte bu da Devletin “Demokratik açılım” sürecini başlatabilmesine olanak tanımıştır. Başlarda demokratik açılım olarak isimlendirilen ancak daha sonra çözüm süreci adını alan bu süreç Türkiye için çok değişik olaylara gebe olmuştur ve hala da bu olaylar zinciri devam etmektedir.

Yazımı video olarak da sizlere genel hatlarıyla anlatmaya çalıştım. İzlemenizi tavsiye ediyorum.

İleride sizlere hem demokratik açılımla çözüm sürecinin farkını hem de bu sürekli bahsettiğim “bilinmeyen” sebebi ayrıntılı olarak anlatmak istiyorum.
Şimdilik selametle kalın, Allah’a emanet olun.

Yorumlarınız benim için çok kıymetli. Lütfen kısa da olsa aşağıda yorum yapmayı ihmal etmeyiniz.

Biz önceki yazım olan pkk Tarihi başlıklı makalede sizler için bu yazının başlangıcı niteliğinde bir yazı kaleme almaya çalıştım. pkk’nın ilk yılları ve Apo’nun gençliğinden bahsettim. Faydalı bir yazı oldu. Okumanızı tavsiye ederim.


Bir cevap yazın

İsim ve mail zorunlu değildir.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.