Pişmanlık Sözleri

Çok istersin. Çok seversin. Bazen olur insana. Sevdiğine ulaşmak için koşar durursun. Mesela bir ağacı seversin, mesela köyünü, yazlığını da olur, ya da aydan aya merakla beklediğin dergiye koşarsın, gazete de olur. Ya da çok istersin de güzel hizmet eden bir derneğe, vakıfa koşarsın. Çok seviyorsun ya. Koşarsın. Koşulur çünkü. Sevdiğine yürünmez. Ancak ve ancak koşulur. Yürüyorsan o sevgi tam olmamıştır zaten. Pişmanlık sözleri de böyle başlar zaten.

 

Ama bütün bu istekler insanı belli bir noktaya getirir. Hızlı koşmak. Çok sevince insan çok daha hızlı koşar. Kolay değildir çok sevmek. Bu da bi handikap doğurur. Çok sevecen sebeplerle çok sıkıntılı durumlardır bunlar.

 

Hatalar. 
  Bu hatalar çok haindir. Çok vicdansızdır. İnsanın yerden yere vurup mahveden, cevval pehlivanların deviremediği, yüce dağların yıldıramadığı yiğitleri yakıp kavuran bir duygu verirler insana. Kül olsa, yerin dibine girse bin kere yeğdir yiğide o duygu yerine.

 

 

O zalim duygunun adı ise elim pişmanlıktır. Hele ki hatanın ardından gelen pişmanlık. O varya o, ah o ne gaddardır o. Ciğerini söküp alsalar, bağrını deşip yüreğini parçalasalar o his yerine hafif kalır.

 

 

Allah öyle bir his vermiş ki insana. Bilsin hatasını, kabahatini bir daha etmesin kusur, eylemesin kabahat deyi. Allah ne yücedir.

 

 

Ama olan olmuştur artık. O kusurdan geri dönüş yoktur. Seven sevdiğine kavuşmaya koşmuştur ama çok fazla hızlı koşmuştur. Olmaz der Rabb’im böyle koyar yoluna. Durdurur. Bitirir insanı mahveder. En iyisini Allah bilir. Verdiyse hikmeti çoktur. Ama o his varya o his, ah o his..

 

İnce ele sık doku. Etme hata eyleme. Ciğerini, yüreğini düşünüyorsan ve sağlam kalmalarını istiyorsan çok düşün az konuş, çok düşün az işle öz işle.

 

Selametle


Bir cevap yazın

İsim ve mail zorunlu değildir.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.