Oy’umun Rengi-2

Önceki Oyumun Rengi yazısında oyumu kime hangi sebeplerle vermeyi düşündüğümü izah etmeye çalıştım. Orada vardığım kanaat koalisyon ve Akp iktidarını kıyaslayarak sonuç olarak Akp iktidarını kötünün iyisi olarak belirleyip oyumu ona vereceğim idi. Ancak bu son yaşadığımız terör olayları ile yeniden bir değerlendirmeye başladım. Otomatik oldu bu değerlendirme. Şunu da ayrıca belirtmeliyim ki; değişmeyen gelişemez. Sabit fikirli insanlardan hep uzak durmaya ve onlardan olmamaya uğraşmışımdır. Elhamdülillah fikirlerim sabit değildir. Öyle fırıldak gibi dönmez. Ama her an her fikrimi değiştirebilirim. Bunu bir zenginlik olarak görüp gurur duyarım.

 

Terör konusuna önce değinirsem; pkk it sürüsüdür, omurgasız kafirlerdir. Allah onları bildiği gibi yapsın. 

Ama dedim ya. İt sürüsü bunlar. Benim, it ısırdığı zaman ite bağırıp ne yapıyorsun sen demem olmaz. Ama benim babam(devletim) elinde sopa varken o ite vurmayıp laf üretiyorsa o zaman suç babamındır. Ayağımı ısıran zaten it. Onun doğası, hali bu. Asıl suçlu olan elinde sopa olup vurmayandır. 

Devlet 2-3 senedir bölgede pkknın palazlanmasına göz yumdu. Bunu bizzat Cb Erdoğan söyledi. Son 2-3 yılda silahlanmışlar dedi. E sormazlar mı senin MİT’in bunu bilmiyor muydu? Bal gibi de biliyordu. Ama sözde barış süreci bozulmasın diye ses çıkarmadı. 

Şuanda pkkya yoğun bir halk desteği var bölgede. Bu inkar edilemez. Bu destek son 2-3 yılda sağlandı. Ve şunu söyleyebilirim ki, 2-3 yılda sağlanan destek en az 5-6 yılda bitirilebilir. O da en az. Yoğun bir çalışma, halkla kaynaşma ve pkk ile sağlam savaş gibi etkenlerle. Velhasıl, terör sebebiyle hükümet suçludur. Ben geçmişte yaptığına değil gelecekte yapabileceklerine bakarım. Ve bu geçmiş, gelecekte çok başarılı olacağını vaadetmiyor. Bu ilk sebep. 
 Diğer sebep ise Akp’nin bazı kesimlere yaptığı zulümdür. Bu kesim kendisini sevmeyen, kendisinden olmayan diğer herkes olarak tanımlanabilir. Tabii gücü yetmediği ve çıkarı olmadığı kesimler hariç. Önceki yazımda da bahsettim. Akp zulmediyor, Koalisyonda da zulüm oldu, yine olur. Ancak Akp’nin farkı şu; kısır bir döngü içinde şuan. Zulüm yaptığını biliyor. Ancak herkesin gözü önünde ar etmeden bunu yapabiliyor. Özür dileme ihtiyacı hissetmeden ve kendini haklı çıkararak bunu yapıyor. 15 sene geçti Rahmetli Erbakan’a yapılan 28 şubat zulmü. Hala 28 şubat üstünden mağdur edebiyatı bitmedi. Son zamanlarda fazla zikretmiyorlar pek ihtiyaç olmadığından. 

  Önceden Akp kötünün iyisi demiştim. Şimdi ise Akp en kötüler arasında sonuncu kötü diyorum. Düşmanım değildir. Hain demem kimseye. Ancak çok çok hatalıdır ve zulmetmiştir. 

  Ahmet hocaya sempatim devam ediyor. O bütün bu kadrolar ve oyunlar hazır kuruluyken başa geldi. Kendi kurduğu düzene oturmadı. Fazla hayalci olduğuna dair bir kanaat var Hoca’nın. Aşırı olmazsa bu iyidir. Ancak Onu zora soktu bugüne kadar bu özelliği. 

Nihayetinde şuan ki kararım oyumu ya bağımsız bir adaya vereceğim ya da hiç vermeyeceğim. 

  Koalisyonlar hep yeni partilere gebe olmuşlardır. İçinde zalim dolu olan bir parti olan Akp’de sistemi sil baştan yazmak mümkün değil. Ancak sıkıntılı birkaç senenin ardından yeni bir partiyle yeni bir başlangıç kendi görüşümce daha makbul olur. 
  Allah hayırlısını versin. Başımızda yeniden Sultan Hamid Han gibi bir Halife görmeyi ya bize ya neslimize nasip etsin. 

Selametle


Bir cevap yazın

İsim ve mail zorunlu değildir.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.