Gerçek

Gerçek

Gerçek Nedir?
Çok basit bir soru gibi gelebilir. Ancak değil. Gerçek aslında çoğu insan için “doğruluğu ispatlanabilir olan” şeklinde tanımlanabilir. Ama maalesef bu kadar kolay bir tanımla işin içinden sıyrılamayız.

Her şeyden önce kavramamız gereken temel bir mesele var. İnsanoğlu her bireyi için orijinaldir.

Yani dünyada yedi milyar insan varsa şuan yedi milyar farklı düşünce yapısı ve karakter var demektir. Mesela dünya üzerine bu güne kadar yirmi milyar insan gelip yaşayıp öldü ise demek ki dünya üzerinde yirmi milyar farklı düşünce yapısı ve karakter yaşadı ve öldü demektir. Bu nasıl olur demeyin. Bu ancak Allah’ın mucizelerinden bir mucizedir. Nasıl ki herkesin parmak izi farklı ise beyni de farklıdır. Yetiştiği ortam da farklıdır ve karakteri de farklıdır.
Şimdi buradan yola çıkarak gerçek nedir onu biraz açmalıyım. Gerçek dediğimiz şey aslında doğruluğu ispatlanabilir olan diye tanımlanabilir dedik. Peki iki zıt görüşün ikisinin de doğruluğu ispatlanabilirse ne yapacağız? Örneğin bir elma çürük ise o yenilemez diyoruz ve onu atıyoruz. Ama bir elma bakterisi onu üç günde yiyip bitiriyor. Hani o elma yenemeyecek kadar çürümüştü? Ama başkası yemiş oldu onu.

“Şimdi ne alaka elmanın çürüklüğüyle! Elmayı insanın yemesiyle bir bakterinin yemesi bir mi??”

Dediğinizi duyar gibiyim. Bir nevi haklısınız. Ancak az önce belirttim ya, “her insan farklıdır” diye. İşte bu örnek de tam olarak benim anlattığımı destekliyor. Çünkü nasıl ki insan ile bakteri farklıdır. Her iki insan da birbirinden farklıdır. Bana göre doğru olmayan sana göre doğru. Bana göre gerçek olmayan sana göre gerçektir. Bu Dünya halinin ve bütün karakter farklılıklarımızın doğal sonucudur. Bunun önüne geçilemez veya kimsenin kafasına vurula vurula öğretilemez.
Aslından bazılarımızın bazılarımıza tahammül edememesinin temel sebeplerinden biri de bu. Çünkü karşısındaki insan için doğru olanın yaptığı şey olduğunu tam olarak idrak edemiyor. Kendisi karşısındakinin yanlış yaptığına inanıyor ama aynı şeye karşısındaki de tersten inanıyor. Dolayısıyla ikisi de birbirine düşman kesiliyor.
Hani hep hoşgörüden bahsediliyor ya. Hoşgörünün temel kaynağı herkesin senin düşündüğünü düşünmesi veya sevdiğini sevmesi değildir. Herkesin öncelikle karşısındaki insanın kafasında “gerçek” algısının ne olduğunu anlaması lazım. Öncelikle Gerçek nedir onu öğrenmemiz lazım.
Ve kısaca gerçek dediğimizde aslında hiçbir olay için hiç bir zaman gerçek dediğiniz şeyin tek olmadığını, gerçeğin hiç bir zaman çok güzel veya çok kolay olmadığını öğrenmemiz lazım.

Gerçek herkes için farklıdır. Herkes için yeni bir gerçek vardır.

Belirli standartlar oturduğu sürece herkese hoşgörüyle yaklaşılmalıdır. Bu standartların dışında gördüğünüz birisi varsa şahsi olarak onunla sizin muhattap olmamanızı tavsiye ederim. Ayrıca bahsettiğim gibi herkes için gerçek farklı olduğundan standartlar da farklıdır.
Allah’ın rahmet vesilesi olarak bizi farklı yaratmasını kendi kendimize bir gazap vesilesine dönüştürmeyelim.


Bir cevap yazın

İsim ve mail zorunlu değildir.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.