Amaçsız Yaşamak

yaşamak ve varolmak

İnsanlar görüyorum etrafımda daim. Daha doğrusu izliyorum onları; neyi neden yaptığını bilmeden yapan, nasıl yapılacağını bilmeden ve kimseye sormadan sonuna kadar o işi yapan. Asla değişmeyen, gelişmeyen insanlar.

Bu normal. Ama benim bu insanlar hakkında söylemek istediğim şey, amaçsızlık. İnsanlar bir şeyler yapıyor, sürekli bir meşgaleleri var, sürekli uğraşıyorlar. Ama niye ve ne için uğraştıklarını bilmiyorlar.

İnsanlar “nasıl” sorusuna o kadar takılmışlar ki.

Nasıl okulu bitiricem, nasıl kursu alıcam, nasıl para bulucam, nasıl evlenicem…” Bu sorular o kadar fazla ki insanlarda. Sürekli ve sürekli insanların kafasında bunlar. Bu “nasıl” sorusu çağımızın hastalığı. İnsanlar bu soruları sormaktan “neden?” sorusunu sormaya vakit bulamıyorlar. “Neden okulu bitiricem, neden kursa gidicem, neden para bulucam, neden evlenicem???” Bu sorular insanlara “Ya zaten belli işte. Okul okuyacağım, kursa gidip bir şeyler öğreneceğim, parayı bulup o parayla evleneceğim. Bunun nesini sorucam kendime.” diye düşünüyorlar.
İnsanlar neden yaşadığını bu şekilde açıklıyorlar. “Bu şekilde yaşamanın amacı ne?” dendiğinde ise “Başka nasıl yaşanır ki?” diyorlar. Bu onların önüne sunulmuş yegane yaşama biçimi. Küçüklüklerinden beri çağımız insanına aşılanmış ve empoze edilmiş bir biçim. “Robot gibi yaşa, bizim sistemimiz için çalış ve öl.İnsanların hayatlarının anlamı yok. Ve her şeyden kötüsü bunun farkında değiller. Bir amaç uğruna yaşamak nedir görmemişler, bilmiyorlar, gördülerse, duydularsa da onlara öğretilen yaşama biçimi ve algı sayesinde onları görmezden, duymazdan geldiler.

Beni bilenler İslami kaygı ile yaşadığımı bilirler. Bunun için şükreder, bu yolda doğru bir şekilde ilerlemem için duanızı beklerim. Burada anlattıklarımla bir amaç için yaşamayı kastediyorum. İnsanlar hiç bir amaç için yaşamıyor. Hayatlarındaki tek amaçları “yaşamak” sadece yaşamak için yaşıyorlar.

Evet, ben herkesin Hak İslam davası için çalışmasını isterim. Gönülden isterim.
Bununla beraber örneğin; Deniz Gezmiş’e lise zamanlarımdan beri hep saygı duymuşumdur. Onun hayatını okuduğumda cidden etkilenmiştim. Çünkü bir amaç belirlemiş ve o amaç uğruna bütün ömrünü harcamış. Onu kahramanlaştırmıyorum. Yaptıkları işlerden bazıları teröristlikti bir bakıma. Ama kastettiğim şey ömrünü “hakikaten” adamış olması. Satılmış olmamış mesela. İnandığı değerleri satmamış.

Bununla beraber tabii ki bizim için adanmışlık konusunda örnek alabileceğimiz yegane kaynak Resulullah Sallalahu Aleyhi Vesellem‘dir.

O’nunla beraber de O’nun Ashabı’dır Radiallahu Anhum Cemian. Resulullah “ver” dedi, evinde çocuğuna yiyecek ekmek bırakmayacak kadar verdiler.
Resulullah 313 kişi ile 1000 kişinin üstüne yürümek istedi. Hem de bulundukları meydana savaşmak için gitmemişlerdi, yanlarında savaş teçhizatı yoktu, karşılarında ise savaş için tam teçhizatlı 1000 kişi vardı. Onlara sordu “Ne düşünüyorsunuz?” diye. “Olur savaşırızDEMEDİLER. “Tamam arkandayız” da demediler. Ne dediler biliyor musunuz?

“Sür atını denize, arkandayız Ya Resulullah”

Bunu diyen sahabi Medine ahalisindendi. Yani herşeyini Mekke’de bırakıp gelmiş ve elinde İslam’dan başka hiç bir şey olmayan bir Muhacir değildi. Medine’de hurma bahçeleri olan, rahat bi şekilde yaşayan, tabiri caiz ise bir eli yağda bir eli balda adamlardı İslam’dan önce. Ama Resulullah geldi, onlara bir amaç bir hedef verdi. Yaşamaları ve ölmeleri için bir sebep verdi. Onlar da bu sebebe bütün varlıklarıyla sarıldılar, İslam uğruna yaşadılar, can verdiler, Allah onlardan razı olsun, onların vesilesi ile din bize geldi. O gün onlar canlarını vermese idi, amaçları uğruna bütün rahatlarını terk etmeselerdi bugün bize cenneti ve Allah’ın rızasını kazandıracak bir din gelmeyecekti.

Elbette Allah dinini muhakkak tamamlayacak olandır. Elbette Allah istedikten sonra din bize yine gelirdi, ancak onların o cehti, o gayreti ve bir amaç uğruna yaşamış olmaları onların vesile olmasını sağladı. Bugün namaz kılan herkesten dolayı onlara rahmet yapıyor çünkü bir rekat namaz kılan varsa yine Onlar vesilesiyledir.

Allah bizleri başıboş, amaçsız, hedefsiz, İslam’sız ve gafil bırakmasın.

Vesselam


Bir cevap yazın

İsim ve mail zorunlu değildir.

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.